pulled up - Türkisch Englisch Wörterbuch

pulled up

Bedeutungen von dem Begriff "pulled up" im Türkisch Englisch Wörterbuch : 35 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
Common Usage
pull up v. yukarı çekmek
Pull up the lever and wait 24 hours before you open the lid.
Kolu yukarı çekin ve kapağı açmadan önce 24 saat bekleyin.

More Sentences
General
pull up v. kaldırmak
He smiled and pulled up his shoulders.
Gülümsedi ve omuzlarını kaldırdı.

More Sentences
pull up v. durmak
We pulled up in front of a large villa.
Büyük bir villanın önünde durduk.

More Sentences
pull up v. sökmek
He pulled up the weeds and threw them away.
Yabani otları söküp attı.

More Sentences
Automotive
pull up v. durmak
We pulled up in front of a large villa.
Büyük bir villanın önünde durduk.

More Sentences
General
pull up v. azarlamak
pull up v. arabanın yolda durması
pull up v. durdurmak
pull up v. kökünden sökmek (bitkiyi)
pull up v. yetişmek
pull up v. yolmak
Phrasals
pull up v. dizginleri çekmek
pull up v. bertaraf etmek
pull up v. kendine getirmek
pull up v. azarlayarak uyarmak
pull up v. (yarışta) diğerleriyle başa baş gitmek
pull up v. (yarışta) başkalarının önüne geçmek
pull up v. (giysinin kollarını) sıvamak
pull up v. kendini kontrol etmek
pull up v. kendine bakmak
pull up v. hedefe varmak
pull up v. hedefe ulaşmak
pull up v. yükseltmek
pull up v. yükselmek
pull up v. kendini dikleştirmek
pull up v. kendini doğrultmak
pull up v. (bir aracı) durdurmak
pull up v. (bir aracı) kenara çekmek
pull up v. almak
pull up v. kurtarmak
pull up v. geri almak
Automotive
pull up v. öne geçmek
Sport
pull up n. barfiks
pull up v. barfiks çekmek
Basketball
pull up v. zıplayarak şut atmak

Bedeutungen, die der Begriff "pulled up" mit anderen Begriffen im Englisch Türkisch Wörterbuch erhalten hat: 150 Ergebniss(e)

Englisch Türkisch
General
pull-up n. mola yeri
pull-up n. barfiks
pull up at v. sürücü arabasını bir yerde durdurmak
pull up stakes v. başka yere taşınmak üzere pılıyı pırtıyı toplayıp gitmek
pull up with v. yetişmek
pull up to v. yetişmek
pull up to v. yakalamak
pull one's socks up v. aklını başına devşirmek
pull up the nail(s) v. çivi sökmek
pull up one's trouser legs v. pantolonun paçalarını kıvırmak
pull up one's trouser legs v. paçalarını kıvırmak
pull up trousers v. pantolon giymek
pull up one's skirt v. eteğini yukarı çekmek
pull up a chair v. sandalye çekmek
pull up a chair v. tabure çekmek
pull something up v. yukarıya çekmek
pull up somewhere v. (aracı vb) bir yere çekmek
pull up somewhere v. bir yerde durmak
pull someone up v. birini yukarı çekmek
Phrasals
pull (up) alongside of v. (bir şeyin) (yanına) yanaşmak
pull something up v. bir şeyin yanına bir şeyi çekmek
pull something up to something v. bir şeyin yanına bir şeyi çekmek
pull up to something v. (arabayla) bir şeyin yakınında durmak
pull (one) up on (something) v. (birini bir şeyden) sorumlu tutmak
pull (one) up on (something) v. (birini bir şeyden) mesul tutmak
pull up along (something) v. (bir şey) boyunca dizilmek
pull up along (something) v. (bir şey) boyunca park etmek
pull up along (something) v. (bir şey) boyunca yukarı çekmek/kaldırmak
pull up along (something) v. (bir şeyin) yanına gelip durmak
pull up along (something) v. (bir şey) boyunca arka arkaya/yan yana durmak
pull up along (something) v. (bir şeyin9 yanında durmak
pull up along (something) v. (bir şeyin) yanına çekmek
pull up along (something) v. (bir şey) boyunca hızla çekmek
pull up alongside (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yanına çekmek
pull up alongside (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yanına yanaşmak
pull up to (someone or something) v. (birine/bir şeye) doğru çekmek
pull up to (someone or something) v. (birine/bir şeye) çekmek
pull up to (someone or something) v. (birine/bir şeye) yanaşmak
pull up to (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yanına çekmek
pull up to (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) yanına yanaşmak
Colloquial
pull-up! expr. metin ol!
pull-up! expr. cesaretli ol!
pull your pants up expr. pantolonunu yukarı çek
Idioms
pull oneself up by one's own bootstraps v. kendi yağıyla kavrulmak
pull one's socks up v. kendini toplamak
pull up stakes v. bağlarını koparmak
pull up stakes v. ayağını kesmek
pull oneself up by one's own bootlaces v. kendi işini kendi görmek
pull oneself up by one's own bootstraps v. kendi işini kendi görmek
pull one's socks up v. çekidüzen vermek
pull up short v. düşüşe geçmek
pull up short v. birdenbire durmak
pull oneself up by one's bootstraps v. bir şeyi kendi kendine başarmak
pull oneself up by one's bootstraps v. başarısını kendine borçlu olmak
pull oneself up by one's bootstraps v. başkalarından yardım almadan başarmak
pull oneself up by one's bootstraps v. kendi çabasıyla başarmak
pull oneself up by one's bootstraps v. kendi göbeğini kendi kesmek
pull oneself up by one's bootstraps v. başkalarına muhtaç olmadan bir şeyi yapmak
pull oneself up by one's bootstraps v. destek almadan başarmak
pull one's socks up v. işe koyulmak
pull one's socks up v. paçaları sıvamak
pull oneself up by one's own bootstraps v. kendi çabalarıyla başarmak
pull oneself up by one's bootstraps v. kendi çabalarıyla başarmak
pull oneself up by one's bootstraps v. kendi çabalarıyla bir yerlere gelmek
pull oneself up by one's own bootstraps v. kendi çabalarıyla bir yerlere gelmek
pull somebody up with a start v. şaşırtmak
pull somebody up with a start v. birdenbire durumunun farkına varmasını sağlamak
pull up stakes v. tası tarağı toplamak/toplayıp gitmek
pull someone up short v. birdenbire durdurmak
pull someone up short v. birdenbire/şaşkınlıkla durmak
pull up roots v. (rahat bir yerden) kalıcı olarak göç etmek/ayrılmak
pull one's socks up v. kolları sıvamak
pull yourself up by your own bootstraps v. tırnaklarıyla kazıyarak bir yere gelmek
pull yourself up by your own bootstraps v. kendi kanatlarıyla uçmak
pull yourself up by your own bootstraps v. kendi ayakları üstünde durarak durumunu düzeltmek/iyileştirmek
pull up stakes v. tası tarağı toplamak
pull (up) chocks v. gitmek
pull (up) chocks v. terk etmek
pull (up) chocks v. tası tarağı toplayıp gitmek
pull (up) chocks v. pılıyı pırtıyı toplamak
pull up stakes v. pılıyı pırtıyı toplamak
pull up stakes v. ayrılmak
pull up stakes v. çekip gitmek
pull (up) chocks v. eşyaları toplamak
pull up stakes v. terk etmek
pull (up) chocks v. basıp gitmek
pull (up) chocks v. toplanıp gitmek
pull (up) chocks v. pılıyı pırtıyı toplayıp gitmek
pull (up) chocks v. çekip gitmek
pull up stakes v. basıp gitmek
pull (up) chocks v. takozları kaldırmak
pull (up) chocks v. ayrılmak
pull up stakes v. gitmek
pull (up) chocks v. çekip gitmek
pull (up) chocks v. ne var ne yok toplayıp gitmek
pull up stumps [uk/australia] v. krikette oyunun sonu/oyun bitimi/gün sonu
pull up stumps [uk/australia] v. paydos etmek
pull up stumps [uk/australia] v. bitirmek
pull up stumps [uk/australia] v. kampı toplayıp ayrılmak/gitmek
pull up stumps [uk/australia] v. kamptan/kamp yerinden ayrılmak
pull up stumps [uk/australia] v. sona erdirmek
bring (or pull) someone up short v. birini bir anda/birdenbire durdurmak
bring (or pull) someone up short v. birini şok etmek
pull oneself up by bootstraps v. kendine çekidüzen vermek
pull your socks up [uk] v. kendine çekidüzen vermek
pull (one) up with a start v. (birini) şaşırtıp durdurmak
pull your socks up [uk] v. aklını başına devşir
pull your socks up [uk] v. kolları sıva
pull (oneself) up by the bootstraps v. kendi hayatını yoluna sokmak
pull your socks up [uk] v. işe koyul
pull (oneself) up by the bootstraps v. bir şeyi kendi kendine başarmak
pull oneself up by bootstraps v. kendi işini kendi görmek
pull up (one's) socks v. kendini toplamak
pull oneself up by bootstraps v. kendi hayatını yoluna sokmak
pull (oneself) up by the bootstraps v. kendi çabalarıyla başarmak
pull oneself up by bootstraps v. kendini toplamak
pull oneself up by bootstraps v. bir şeyi kendi kendine başarmak
pull (one) up with a start v. (birini) birden bire durdurmak
pull oneself up by bootstraps v. kendi kendini toparlamak
pull your socks up [uk] v. aklını başına devşirmek
pull (oneself) up by the bootstraps v. kendi çabalarıyla bir yerlere gelmek
pull your socks up [uk] v. kendine çekidüzen ver
pull (one) up short v. (birini) birden bire durdurmak
pull your socks up [uk] v. paçaları sıvamak
pull up (one's) socks v. aklını başına devşirmek
pull up (one's) socks v. işe koyulmak
pull your socks up [uk] v. kolları sıvamak
pull oneself up by bootstraps v. kendi çabalarıyla başarmak
pull (oneself) up by the bootstraps v. kendine çekidüzen vermek
pull oneself up by bootstraps v. kendi yağıyla kavrulmak
pull up (one's) socks v. kendine çekidüzen vermek
pull your socks up [uk] v. kendini toplamak
pull oneself up by bootstraps v. kendi çabalarıyla bir yerlere gelmek
pull your socks up [uk] v. işe koyulmak
pull (oneself) up by the bootstraps v. kendini toplamak
pull up (one's) socks v. kolları sıvamak
pull (oneself) up by the bootstraps v. kendi yağıyla kavrulmak
pull (one) up short v. (birini) şaşırtıp durdurmak
pull (oneself) up by the bootstraps v. kendi işini kendi görmek
pull (oneself) up by the bootstraps v. kendi kendini toparlamak
pull your socks up [uk] v. paçaları sıva
pull up (one's) socks v. paçaları sıvamak
pull your socks up [uk] v. kendini topla
pull oneself up by one's bootstraps v. kendi ayakları üzerinde durmak
Speaking
pull up a chair and sit down! expr. bir iskemle çekip otur!
pull up a chair expr. çek bir tabure
pull up a chair expr. çek bir sandalye
Telecom
pull-up resistor n. kaldırma direnci
Automotive
pull-up [uk] n. yol kenarında bulunan kafe
Aeronautic
pull-up n. burun kaldırma manevrası